
Saat dünyasının en ses getiren iş birliklerinden biri olan Audemars Piguet x Swatch Royal Pop koleksiyonu tanıtıldı. Swatch’un daha önce Omega ve Blancpain ile gerçekleştirdiği iş birliklerinin ardından gelen bu yeni koleksiyon, bu kez Audemars Piguet’nin yüksek saatçilik anlayışını Swatch’un renkli ve deneysel tasarım diliyle bir araya getiriyor.
Koleksiyonun en dikkat çekici detaylarından biri, Swatch’un imza mekanizması olan SISTEM51’in kurmalı versiyonunun kullanılması oluyor. Swiss Made mekanizma, bu koleksiyonda manuel kurmalı yapısıyla sunuluyor. Pop Art’ın renkli detayları ise Royal Pop koleksiyonunu yalnızca mekanik bir saat olmaktan çıkarıp tasarım ve kültür odaklı bir obje haline getiriyor.
Bioceramic Royal Pop koleksiyonu; Otto Rosso, Huit Blanc, Green Eight, Blaue Acht, Lan Ba, OTG Roz, Ocho Negro ve Orenji Hachi olmak üzere sekiz farklı modelden oluşuyor. Her model, Lépine veya Savonnette olmak üzere iki farklı cep saati stilinden birinde sunuluyor. Koleksiyon 16 Mayıs’tan itibaren seçili Swatch mağazalarında satışa çıkıyor ve satın alımlar kişi, mağaza ve gün başına bir saat ile sınırlandırılıyor.
Swatch’un bu iş birliği, markanın yalnızca eğlenceli ve ulaşılabilir saatler üreten bir marka olmadığını, aynı zamanda saat dünyasında kültürel etki yaratabilen güçlü bir tasarım markası olduğunu da gösteriyor. Swatch Group bünyesinde yer alan Omega, Longines, Rado, Tissot, Hamilton, Mido ve Certina gibi markalar farklı segmentlerde İsviçre saatçiliğini temsil ederken, Swatch bu iş birlikleriyle grubun popüler kültürle en güçlü bağ kuran yüzlerinden biri haline geliyor.
Audemars Piguet tarafında ise Royal Oak mirasının Swatch’un POP kültürüyle birleşmesi oldukça dikkat çekici bir adım olarak öne çıkıyor. 1875’ten bu yana İsviçre yüksek saatçiliğinin önemli temsilcilerinden biri olan Audemars Piguet, Royal Pop koleksiyonuyla klasik lüks saat algısının dışına çıkarak daha genç, deneysel ve renkli bir yorum sunuyor.
Royal Pop koleksiyonu, geleneksel saatçilik, pop kültür, renkli tasarım ve koleksiyon dünyasını aynı noktada buluşturan sıra dışı bir proje olarak öne çıkıyor. Klasik kol saati anlayışının dışına çıkan cep saati formu, Bioceramic malzeme kullanımı ve elle kurmalı SISTEM51 mekanizması sayesinde seri, 2026’nın en çok konuşulacak saatlerinden birisi olacak gibi görünüyor.



